Suyun Önemi, Su içmenin Önemi - Diyetisyen Hilal Çatalkaş

Diyet ve Beslenme Danışma Merkezi

Sağlık Köşesi

Suyun Önemi

Çarşamba, 8th Kasım, 2017

Suyun Önemi: SAĞLIKLI İÇECEĞİMİZ SU

Suyun önemi, su vücudumuzun yaklaşık % 55-60’lik kısmını oluşturur. Yaşamımızı sürdürebilmemiz için olmazsa
olmazımız sudur. Su; metabolizmanın düzenlenmesinde, kan dolaşımının sağlanmasında, nefes alıp
vermede, eklemlerimizin hareketinde, vücut ısımızın ayarlanmasın gibi birçok reaksiyonlarda görevli
olan su, yeterli miktarlarda tüketilmesi sağlığımız için de oldukça önemlidir.

Ağız, Göz ve Burun gibi vücut dokularının nemlenmesini sağlar ayrıca gastrik sıvı, idrar, tükürük,
amniyotik sıvı ( gebelikte ) gibi vücut sıvılarının da büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Dışkının
yumuşamasını sağlayarak kabızlığın önlenmesine katkı sağlar.

Cilt sağlığında, bağışıklık sisteminde ve ödem atımında suyun rolü vardır. Mide salgısında besinlerin
sindirilmesinde görev alır. Kilo alıp vermeden dolayı meydana gelebilen sarkmaları sporla birlikte
önler. Vücudun ihtiyacı olan iz mineralleri sağlar. Böbrek taşları, idrar yolu enfeksiyonları ve mesane
kanseri gibi kanser riskini düşürür.

Su, vücudumuz için en sağlıklı içecektir. Su, florid mineralinin sağlanmasında temel kaynağı
oluşturur. Florid içeriğine sahip olmayan suların florid minerali açısından zenginleştirilmelidir.
Vücudumuzun sıvı ihtiyacının karşılanmasında florid etkin bir öğedir.

Su ihtiyacımızın yeteri kadar karşılanamaması vücudun sıvı dengesini bozabilir. Bu durum sağlık
üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Vücudumuzdaki suyun % 3-4’ ü kaybedildiğinde
performans azalmalara görülmekte ve su kaybının fazla olması koma ve ölüme neden olmaktadır.
Vücudumuz birkaç yol ile sıvı kaybeder. Bu yollar; ter, akciğer, idrar ve diğer atık maddelerdir.
Kaybedilen sıvının karşılanabilmesi için günde en az 8-10 bardak su içilmesi gerekir. Bebeklerde ve
çocuklarda ise bu ihtiyaç yetişkin bireylere göre daha fazladır.

Zayıflama diyetlerinde metabolizmayı çalıştırmanın yanı sıra midede hacim oluşturarak tokluk hissi
sağlama da yardımcıdır.

 

SUSAMAYI BEKLEMEYİN.!

Su içmek için susamayı beklememeliyiz. Sürekli görebileceğimiz yerlere ‘’su içmelisin ‘’ notları
asabilir veya su şişemizi devamlı yanımızda taşıyabilirsiniz. Suyunuzun içerisine ödem atımına
yardımcı maydanoz, taze nane yaprağı, C vitamini açısından zengin olan limon, antioksidan içerikleri
yüksek olan kırmızı renkteki meyveleri ilave ederek suyunuzu tatlandırarak tüketebilirsiniz.
Erkekler 3-3.5 lt, kadınlar ise 2.5-3 lt sıvı alımı olması gerekir. Su dışındaki sıvı içecekler hayatımızda
önemli ölçüde yer almaktadır. Hayatımızın vazgeçilmesi olan ikramları çay, kahve, meyve suları
neskafe, bitki ve meyve çaylarıdır. Bu içeceklerden bazılarının diüretik etkisi olduğundan vücudun
ihtiyacı olan sıvıyı karşılayamayacağı ve vücuttan sıvı atımını arttıracağı için suyu su olarak içmekte
fayda vardır.

Su eksikliği sırasında vücut, iç dokularından ( özellikle karın bağırsaktan ) su çekerek dışkının
sertleşmesine, bu sebeple kabızlığa yol açmaktadır. Yeterli su alımı sağlandığında bağırsakların
normal çalışması ağlanır ve kabızlık önlenmiş olur.

susamayı beklemeyin!

Yemeklerden 30 veya 15 dk önce alınan suyun metabolizmayı hızlandırma üzerine ve midede hacim
oluşturarak öğünde fazla besin alımı engelleme adına faydaları bulunmaktadır. Son zamanlarda sıkça
tartışılan konulardan birisi yemek yerken su içmeli miyiz? Eğer birey yemek yerken su içme alışkanlığı
varsa bunu devam ettirmeli ancak böyle bir alışkanlık yok ise kişi zorlandırılmamalıdır.
Midenin sıvı ile beraber alabileceği kapasite bellidir ve yemekle birlikte su alındığında mideye daha
az besin alınmış olur. Su içilmeyen günlerde ise kalan kısım da yemekle doldurulmak istenir ve daha
fazla besin alımı gerçekleşebilir.

Suyun faydasını görebilmek adına yemeklerden 15 dk önce su içmeli ve yemek sırasında su içme
alışkanlığı varsa devam ettirilmelidir. Su; yemek yenildikten sonra alınan besinlerin sindiriminden ve
metabolik atıkların atılmasına kadar her aşamada görevi vardır.

 

AZ İÇİLEN SU

Az su içen kişilerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozuklukları görülmektedir. Sağlıklı yetişkin
erkekte vücut ağırlığının yaklaşık % 60 ‘ nı, kadınlarda ise % 50’ ni su oluşturur. Beynimizin yaklaşık %
95 ‘i ve akciğerlerimizin yaklaşık % 90 ‘nı su oluşturur. Vücudumuzdaki organlar yeteri kadar su
olmadığında fonksiyonlarını sürdüremezler. Hayati olaylar ancak hücre içerisinde yeteri kadar su
olduğunda gerçekleşmektedir. Vücut sıvımızın yaklaşık % 2 ‘si gibi bir oranda azalması bile yorgunluk,
dikkati toplamama, yapılan işe odaklanmakta güçlük ve hafızada hafif bozulmalara neden olmaktadır.
Dehidratasyon vücut sıvısının azalmasına denir. Aslında gün boyunca devam eden yorgunluğun
nedenlerinden birisi hafif dehidratasyondur.

SU İÇTİĞİNİZİ ANLAMANIN PÜF NOKTASI

Susuzluğunuzu gidermek için gün içerisinde içmiş olduğunuz miktarın iki katını tüketmeye çalışın.
Sık sık ve günboyu su için.
Susamayı beklemeyin.
İdrar renginiz koyu sarıdan şeffaf ve açık renge dönüştüğünde yeterli miktarda su içmişsiniz demektir.

Suyun önemi hakkında yazımız buraya kadardır. Suyun önemi hakkında yazımızı okuduysanız yeterince bilgiye sahip olmuşsunuzdur. Aklınıza takılan sorular var ise yazımızın altına yorum olarak bize sorabilirsiniz.

Sağlık Köşemize yeni yazılarımız gelecektir bizi takip etmeyi unutmayın..

Hilal Çatalkaş

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Translate »
Menü